Diyet

‘Kilo verme’

Ağu
11

Ender Saraç Kilo Aldırmayan Kabap Tarifi

Ender saraç  ramazana özel sağlıklı  yemek tarifleri veriyor. ender saraç kilo aldırmayan kebap tarifi.

Şişmanlatmayan Kebap Tarifi Malzemeleri4 adet orta boy patlıcan

4 adet orta boy patlıcan
150 g tavuk eti
1 orta boy kuru soğan
3 diş sarımsak
3 adet çarliston biber
1 demet maydanoz
5-6 adet kültür mantarı
1 çorba kaşığı biber salçası
2 çorba kaşığı zeytinyağı
3 çorba kaşığı tam buğday unu
1 bardak soğuk light süt
100 g light kaşar                                   
1 çay kaşığı himalaya
1 çay dağ kekiği
Yarım çay kaşığı kimyon
Yarım çay kaşığı mercanköşk
 
YAPILIŞI: Patlıcanları alacalı soyup, tuzlu suda bekletiniz. Bütün sebzeleri küp küp doğrayınız. Sırasıyla zeytinyağında önce soğan ve tavukları kavurup, sebzeleri de ekledikten sonra iyice öldürünüz. Salça ve 2 su bardağı su ekleyiniz, ağır ateşte kaynamaya bırakınız. Ayrı bir tavada zeytinyağında tam buğday ununu kavurarak soğuk süt ekleyip, beşamel sos kıvamına getiriniz. Patlıcanların içini oyduktan sonra kaynayan karışımı süzdürerek patlıcanlara döşeyiniz. beşamel sos,  rendelenmiş light kaşarla üzerini kapattıktan sonra kalan suyu yarısını geçmeyecek şekilde ekleyiniz. 180 derecede fırınlayınız.

İlgili Konular

, , , ,

Ağu
07

Seren Serengil 20 Kilo Nasıl verdi

Sağlığı da psikolojisi de düzeldi

Kötü günleri geride bırakan Seren Serengil, yeni hayatını verdiği 20 kiloyla taçlandırdı. Bodrum Palmalife Resort Otel’de zayıflama kampına giren Serengil, önceki gün otelin havuzbaşında düzenlenen bir partiye katıldı. “28 gündür bu otelde kalıyorum. Osman Müftüoğlu’nun denetimi altında 12 kilo verdim. Buraya gelmeden önce de sekiz kilo vermiştim. Yani toplamda 20 kilo vererek üç hamileliğimde aldığım kiloların tama mından kurtulmuş oldum” diyen Seren Serengil, artık kendini hem bedenen hem de ruhen çok iyi hissettiğini ifade etti.

İstanbul - – Bodrum Palmalife Resort Otel’de zayıflama kampına giren Seren Serengil, önceki gün otelin havuzbaşında düzenlenen bir partiye katıldı. “28 gündür bu otelde kalıyorum. Osman Müftüoğlu’nun denetimi altında 12 kilo verdim. Buraya gelmeden önce de sekiz kilo vermiştim. Yani toplamda 20 kilo vererek üç hamileliğimde aldığım kiloların tama mından kurtulmuş oldum” diyen Seren Serengil, artık kendini hem bedenen hem de ruhen çok iyi hissettiğini ifade etti.

Artık Önce Ben Varım!

Sabah gazetesinin haberine göre; bugüne kadar hep başkalarını mutlu etmek için uğraştığını söyleyen güzel şarkıcı, artık önce kendisini düşündüğünü belirtti. Eşi Musa Aytun’la evliliğine nokta koyma kararı aldıktan sonra inzivaya çekilen Serengil, yeni bir albüm çıkarmaya hazırlandığını, kilo vermesinde bunun da etkisinin olduğunu söyledi. Yaşadığı kötü hamilelik tecrübelerinden sonra büyük tansiyonun 17, küçüğün ise 11′e yükseldiğini belirten Serengil, Osman Müftüoğlu acil olarak kilo vermesi gerektiğini söyleyince hemen kampa katıldığını ifade etti.

Tansiyonumda Düzeldi

Artık büyük tansiyonunun 11, küçüğünün ise 8 olduğunu söyleyen güzel şarkıcı, sağlıklı olmak için geldiği kampta psikolojik olarak da toparlandığını sözlerine ekledi. Serengil, Eylül’de çıkarmayı planladığı ‘Ben Adamı Ayrılırken Tanırım’ isimli albümünün klip çekimleri için önümüzdeki günlerde annesiyle Londra’ya gidecek.

Her Şeyi Çiğ Yiyorum

Seren Serengil, 20 kilo vermesini sağlayan detoks programını anlattı…

Sabahları yulaf yiyorum. Tatlı ihtiyacımı karşılamak için de yulafın üzerine yabanmersini, yoğurt ve tarçın koyuyorum.

Ara öğün olarak saat 11.00′de kereviz, enginar gibi sebze sularını karıştırıp 2 bardak içiyorum.

Öğlen 12.00′de sebze köftesi ve karides salatasını çiğ çiğ yiyorum. Diyet programımda asla pişmiş bir şey yok. Hayatımda ilk kez çiğ enginar yedim.

Saat 16.00′da yeniden 2 bardak sebze suyumu içiyorum. Ayrıca günde 3 litre su tüketiyorum.

 Akşam 18.30′da buharda pişirilmiş balık yiyorum. Gece yarısı ise yeniden iki bardak sebze suyu içiyorum. Yani toplamda altı bardak sebze suyu içmiş oluyorum. Tüm bunların yanında düzenli olarak spor yapıyorum.

Güne, sabah 08.30′da 45 dakika yürüyerek başlıyorum. 10 dakika da bisiklete biniyorum. Ara öğünden sonra 2 saat serbest vaktim var, o sırada da yüzüyorum. Saat 17.00′de özel hoca eşliğinde su sporu yapıyorum.

İlgili Konular

, , ,

Tem
27

Elma Tipi Şişmanlığa Dikkat

Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kaya, kadınların menopozdan sonra elma tipi şişmanlık ile karşı karşıya olduğunu belirterek, elma tipi şişman kadınların da diyabet, kardiyovasküler hastalıkların tehdidi altında olduğunu bildirdi.

 

Antalya – SÜ Meram Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Diyabet Bilim Dalı Öğretim Üyesi Kaya, aşırı kilo sorunu olanların elma ve armut tipi şişmanlık olarak iki grupta değerlendirildiğini, elma tipi şişmanlığın vücut yağlarının daha çok orta bölgede (karın-bel) toplanması ile karakterize olduğunu, armut tipi şişmanlıkta ise vücuttaki fazla yağların daha aşağıda (kalça) ve daha yayılmış olarak bulunduğunu kaydetti.

Obezitenin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hızla arttığını vurgulayan Kaya, dünyada 1 milyardan fazla kişinin aşırı kilolu, en az 300 milyon kişinin ise obez olduğunu ifade ederek, 2025 yılından sonra dünya nüfusunun en az yüzde 60′ının obez olacağının öngörüldüğünü bildirdi.

Obezite ile diyabet arasında sıkı bir ilişki olduğunu, karın yağları arttıkça, bel çevresi genişledikçe, serbest yağ asitlerinin karaciğere geçtiği ve insülin direncine yol açtığını dikkati çeken Kaya, ”Vücut yağ dağılımı insülin direncini belirleyen en büyük faktör. Karın yağlarının artması tip 2 diyabetin gelişmesine yol açmaktadır” dedi.

Aşırı yağın kalpte toplanması durumunda kalp yetmezliğine, iskelet kaslarında toplanırsa insülin direncine yol açtığını belirten Prof. Kaya, yağın pankreasta oluşması halinde ise insülin yetmezliğine neden olduğunu vurgulayarak, ”balkonlu erkek” diye tabir edilen göbekli ve karın bölgesi kalın erkeğin diyabet riski kadar elma tipi denilen kadınların da aynı riskle karşı karşı olduğunu söyledi.
 

Fiziksel aktivite şart

Armut tipi şişman kadınların menopozdan sonra elma tipi şişmanlıkla karşı karşıya geldiğini anlatan Ahmet Kaya, ”Menopozdan sonra östrojen hormonunun azalmasından sonra elma tipi şişmanlık oluyor. Bunun gelişiminde bir çok faktör var. Bunlardan biri durağan yaşam, fiziksel aktivitenin azalması. Fiziksel aktivitenin artmasının elma tipi şişmanlığı önlediğini, kas içi yağlanma ve karaciğer yağlanmasının geriye gittiğini görüyoruz. Kadınlarda elma tipi şişmanlık zararlı” diye konuştu.
 

Dünyanın hızla yaşlandığını ifade eden Prof. Dr. Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
”1900′lü yıllarda kadınlar menopozdan sonra bir yıl içinde ölüyordu. Şimdi kadınların menopozdan sonra en az 30 yıl yaşadığını görüyoruz. Armut tipi kadın, hayatının 30 yılını elma tipi ile geçiriyor. Elma tipi kadın diyabet ve kardiyovasküler hastalıkların tehdidi altında. Olmaması gereken yerlerde yağ toplanması, riski daha da artırıyor. Bunu önleyecek tek şey fiziksel aktiviteyi artırma.”
 

Tip 2 diyabet ve obezitenin çocukları bile tehdit eder hale geldiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Kaya, Amerika’da 2-3 yaşında tip 2 diyabetli çocuklarla karşılaşılabildiğini bildirdi.

 

Zayıflar da korksun

Zayıf görünenlerin de diyabet olabileceğini dikkati çeken Kaya, buna örnek olarak Japonları verdi. Japonların zayıf göründüğünü ancak viseral yağ dokusu toplanmasının fazla olduğunu anlatan Kaya, ”Bunun tehlike eşiği 100-110 santimetrekaredir. Örneğin beden kitle endeksi 25 kilogram metrekare olan bir Japonda bu rakam 110′u aşmıştır. Onlar normal görünseler de diyabet olma olasılığı daha fazladır. Zayıflar da diyabetten korkmalı. Genetik faktörler de diyabette önemli” dedi.

Durağan yaşamın insanın en önemli düşmanı olduğuna işaret eden Ahmet Kaya, durağan yaşamın, çocukları bile tehdit ettiğini vurguladı. Sürekli sınavlara hazırlanan, günün büyük bölümünü bilgisayar başında oyun oynayarak geçiren, geleneksel beslenme tarzı yerine fast food beslenen çocuğun obezite ve diyabet riski altında bulunduğunu bildiren Kaya, sözlerini şöyle tamamladı:

”İnsanın cinsiyeti ve genetiği değiştirme şansı yok ancak hastalıklara zemin hazırlayan risk faktörlerini değiştirebilir. Hareket etmek, yürümek, daha fazla çalışmak, az ve sık yemek, yemeği yavaş çiğnemek risk faktörlerini ortadan kaldıracak aktiviteler.”
 

İlgili Konular

, ,