Diyet

Posts Tagged ‘zayıflama önerileri’

Şub
16

Zayıflamanızı Engelleyen 10 Neden

Zayıflamak isteyenler için tek bir formül var; o da hayat tarzı haline gelmiş, sağlıklı alışkanlıklarla oluşturulmuş bir program. Eğer siz de fazla kilolarınızdan kurtulmak istiyorsanız önce zayıflamanızın önüne geçen nedenleri bulmalısınız.
BAĞIRSAK FLORASININ BOZULMASI

Fareler üzerinde yapılan çalışmalar, bağırsak florası düzenine göre kalori kaybının değişebileceğini gösteriyor. Vücudumuzda oluşan bu dengesizlik az yememize rağmen kilo alımına yol açabiliyor. Aynı zamanda “gram” kategorisinde yer alan zararlı bakteriler kanımıza karışarak aşırı kilo alımı ve diyabet hastalıklarına yol açabiliyor.

Diğer bir araştırma alanı ise şişman kişiler ile normal kilolu kişilerin bağırsak floralarındaki bakterilerin, yani mikropların farklı olup olmadığı yönünde. İlk çalışmalar bağırsak florasının şişman kişilerde farklı olduğunu ortaya koyuyor. Bağırsak florasını dengelemenin yolu ise probiyotik ürünler tüketmekten geçiyor.

YETERSİZ UYUMAK

Yapılan araştırmalar, uyku süresi ile obez olma riski arasında güçlü bir bağlantı olduğunu gösteriyor. Gecede 4 saatten az uyuyanlar 7 ile 9 saat uyuyanlara göre kilo alımında daha yüksek bir risk altında bulunuyor. Uyku eksikliğinde midemiz açlık hormonu salgılıyor. Bu durum yemeği fazla kaçırmamıza sebep oluyor. Uyku ritminin ve uyku düzeninin bozulması sonucu vücutta bazı kimyasal değişiklikler meydana geliyor. Bu durumda ise diyabet, hipertansiyon gibi ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkabiliyor.

BESİNLERE AMBARGO KOYMAK

Bedeni tek tip besinlerle beslemek, yemeklerde aşırı seçici davranmak, belli besinleri sofradan tamamen çıkarmak kilo alımına sebep olabiliyor. Çünkü vücudumuzun tüm besin gruplarını dengeli ve yeterli tüketmesi gerekiyor. Ayrıca alkol alımına bağlı olarak tüketilen diğer besin maddelerinin de (kızarmış patates, cips, mezeler vs.) vücutta gereksiz bir kalori ve yağ deposu olarak kalacağını unutmamak gerekiyor

STRESİ KONTROL EDEMEMEK

Birçok kişi sinirli ya da üzüntülü olduğunda yaptığı ilk iş buzdolabına yönelmek oluyor. Çünkü bu tür zamanlarda vücutta salgılanan kortizol hormonu iştah açıyor ve bizi yemeye yönlendiriyor. ABD’de son yıllarda yapılan çalışmalar stresin doğrudan vücudumuzda yağ birikimine yol açtığını ve bunun sonucu olarak kilo alımına sebep olduğunu gösteriyor. Aşırı stresin tetiklediği beyinde salgılanan NPY hormonu ise daha fazla yememize ve bel bölgesinde yağ birikimine neden oluyor. Böylece kısır bir obezite döngüsü başlamış oluyor.
Diğer bazı araştırmalar da, stres altındaki insanların kendilerini daha fazla yiyerek veya alkol ve tütün tüketimini arttırarak teselli ettiklerini, bunun da kolesterol düzeylerini olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor.

YANLIŞ İLAÇ KULLANIMI

Genelleyemesek de, bazı ilaçların kullanımı (depresyon gidericiler, hormon ilaçları, kortizon vs) bazı kişilerde kilo artışı ve şişmanlık sorununda tetikleyici rol oynuyor. Bu ilaçların kullanımının kan şekerinde düşmeye (hipoglisemi) ve insülin seviyelerinde kilo arttırıcı düzeyde artmaya (hiperinsülinemi) yol açtıkları araştırmalarla ortaya konmuş. Bu ilaçlar kullanılırken beslenmeye ayrıca dikkat edilmesi ve günlük haraket miktarının artırılması oldukça yerinde…

GECE ATIŞTIRMALARI

Genelde gün boyu yeterli besin tüketmeyen, stresli ve yoğun çalışanlarda azalan enerjiyi yükseltmek adına tüketilen gece yemeleri, en olmadık saatte aşırı kalori alımına neden olarak vücudun yağlanmasına sebep oluyor.

YETERLİ SU TÜKETMEMEK

Su yerine; çay, kahve, gazlı içecekle vücudun sıvı ihtiyacını karşılamak, zayıflamamızı engelleyen sebeplerin en önemlilerinden biri. Çünkü metabolizma için, besin kadar önemli bir yeri olan su ihtiyacının, gün içinde karşılanması gerekiyor. Çünkü su, kortizol hormonu salgılamasını bloke ederek gereksiz yemek yemeyi ve kabızlığı engelliyor. Yemeklerden önce içilen su ise tokluk hissi veriyor, yağların depolanmasını engelliyor.

HAREKETSİZLİK

Gün içinde hareketsiz kalmak kilo vermenin önünde duran en büyük engel. Güne erken başlamak ve 7-8 saatten fazla uyumamak, kısa mesafeler için taşıt kullanma yerine yürümek, asansör yerine de merdiven kullanmak vücut aktivitesinin artırılmasına yardımcı oluyor.

TİROİT YETMEZLİĞİ
Tiroit yetmezliği metabolizmayı yavaşlatan ve bu nedenle kişilerde önceki kilolarına göre yüzde 15- 30 oranında kilo alınmasına neden olan bir hastalık. Bu nedenle tiroit bezi yetmezliği tedavi edilmeden kilo vermek oldukça zor. Kadınlarda süt salgılatan hormon olarak bilinen, prolaktin hormonunun fazla salgılanması da kilo almaya yol açan başka bir bozukluk.

GENETİK MİRAS DA ÖNEMLİ !

Gen araştırmaları, şimdilerde şişmanlıkla ilgili araştırmaların en önemli ayağını oluşturuyor. Çünkü, açlık hissinin sorumlusu olarak bazı genler görülüyor. Tek yumurta ikizleriyle yapılan araştırmalar gösteriyor ki, vücut ağırlığımızın yüzde 70′ine kadar olan kısmını genlerimize, sadece yüzde 30′luk bir bölümünü ise çevre faktörlerine borçluyuz. Dolayısıyla ailemizde fazla kilolu kişiler varsa, beslenme alışkanlıklarımıza daha çok dikkat etmeliyiz. Özellikle de hamilelik ve menopoz dönemlerinde!

YETERLİ KALSİYUM ALMAMAK

Hemen hemen herkes kalsiyumun sağlıklı kemiklere sahip olmak icin gerekli olduğunu biliyor. Ancak kalsiyumun kilo vermede de etkili olduğu pek fazla bilinmiyor. Araştırmalar kalsiyum açısından zengin olan yiyeceklerle beslenenlerin vücut kitle endekslerinin daha düşük oldugunu gösteriyor.

İlgili Konular

, , , ,

Şub
16

Selülitten Kurtulma yöntemleri

Hemen hemen bütün kadınların korkulu rüyası selülitten bunları yapark kurtulabilirsiniz…

Kadınların en büyük korkularından biri kilo artışıyla veya yaşla birlikte oluşan selülitlerdir. Erkek ve kadın vücudu yapısal olarak farklıdır ve kadınların gebelik ve emziklilik dönemine hazırlık olması için yağ dokuları daha fazladır. Bu dönemlerde de bebek için vücutta daha fazla yağ depolanır. Yani kadınların daha yağlı bir vücuda sahip olmaları doğal olan bir zorunluluktur. Bunun yanında menapozla birlikte kilo problemleri ve vücudun yağ dokusu artmaya başlar.

Selülit için doğru beslenme şart
Her kadında kilosuna bakılmaksızın selülit oluşabilir. Bunun nedenleri arasında genetik yapı en önemli faktördür. Yani annenizi göz önünde bulundurmalı, sizin vücudunuzda oluşacak her değişimde onun da payı olduğunu düşünmelisiniz. Genetik dışında beslenme şekliniz ve fiziksel aktiviteniz de vücut yağınızı etkileyen faktörler. Eğer hareketsiz bir yaşam sürüyorsanız hem kilo probleminiz olabilir hem de selülit.

Beslenme şeklinizde yağlı yiyecekler ağırlıktaysa, su tüketimiz azsa yeterli meyve sebze tüketmiyorsanız selülitlerin baş göstermesi muhtemeldir. Dengeli bir beslenme planında bol sebze ve meyve olmalıdır. Yiyecekleri kızartmadan, çikolata, gofret, cips gibi yağlı besinleri çok az miktarlarda tüketerek yağ alımınızı ez alt seviyelerde tutmalısınız. Selülit vücut dokularında yağın artması suyun azalmasıyla oluşmaktadır. Bu nedenle günlük su tüketiminizi arttırmalısınız. Her gün en az 2-2.5 lt su içmeye özen gösterin.

Önemli !!
Selülit için yapmanız gerekenler sadece 1-2 haftalık sıkı bir diyet programı değildir, ya diyeti bıraktığınızda ne olacak? Maalesef bir ‘DİYET’ değil her zaman dikkat edeceğiniz yeme alışkanlıkları ve spor şekli oluşturmalısınız.

Bol su için

Lifli gıdalar tüketin ( meyve, sebze, posalı ekmek ve kurubaklagiller)

Aşırı tuzdan kaçının

Yağlı ve şekerli yiyeceklerden kaçının

Sigara ve alkolü bırakın veya azaltın

Spor yapın

Selülit için kremler işe yarar mı?

Bu tarz kremler geçici olarak işe yarabilir ama yukarıda bahsettiğim önlemleri almazsanız sadece kremler işe yaramaz. Yağ dokusunu azalttığınız zaman selülitler de büyük oranda azalır. Yağ dokusunu azaltabilmek ve kalıcı etki sağlayabilmek için beslenme ve düzenli spor şart. Dışarıdan yüzeysel uygulanan krem ve masajın etkisi kan dolaşımı için faydalıdır. Ama hepsi birlikte olduğu zaman daha iyi sonuç alınır. Şunu da unutmamak lazım selülitleri tamamen yok edemezsiniz ama azaltabilirsiniz.

Termal kıyafetler,eşofmanlar veya sauna kilo vermede işe yarar mı?

Bu kıyafetler ya da vücutta terlemeye neden olacak her uygulama yanıldığınız geçici bir kilo kaybıdır. Kilo kaybından çok vücudun su kaybetmesidir. Daha önceki konularda da bahsettiğim gibi su kaybı değil yağ kaybetmek önemlidir. Gerçek kilo kaybı ancak bu şekilde olur. Sauna veya hamamda vücuttan terle birlikte toksinleri atmak faydalıdır ama kaybedilen suyu yerine koymak, sauna sonrasında bol su içmek gerekir. Burada verdiğiniz kilo sizi sevindirmesin çünkü bir yemek sonrasında bile bu kiloyu geri alırsınız.

İlgili Konular

, , , ,